Lidark Tasarım ve Mimarlık: “İyi Tasarım Yalnızca Dikkat Çekmez, Markaya Değer Kazandırır”
Lidark kurucu ortaklarından Kaan ŞAMAN ile Lidark’ın hikâyesini konuştuk. Tasarıma bakış açılarını, kariyer yolculuklarının markalarına kattığı değeri ve gelecek vizyonlarını sorduk. Sorularımıza samimiyetle verdiği cevaplar için kendilerine teşekkür ediyoruz. Keyifli okumalar dileriz.

Öncelikle hoş geldiniz. Markanızın kuruluş hikâyesini ve kariyer yolculuğunuzu öncelikle sizden dinlemek isteriz.
Lidark’ın hikâyesi aslında iki farklı uzmanlığın aynı vizyonda buluşmasıyla başladı. Ben Kaan ŞAMAN. Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı mezunuyum. Yaklaşık on beş yıldır fuar standı tasarımı, showroom tasarımı, ürün geliştirme ve marka deneyim alanları üzerine çalışıyorum. Kariyerim boyunca birçok ulusal ve uluslararası projede yer alma fırsatı buldum. Geçmiş yıllarda tasarladığımız projeler, fuar standı tasarımı alanında ödüller de kazandı. Bunun yanında, firmalara özel ürün geliştirme süreçlerini yönettim ve birçok markanın tasarım dilinin oluşmasına katkı sağladım.
Hem şirketin hem de ailemizin gizli kahramanı eşim Seda ŞAMAN ise yine Mimarlık Fakültesi mezunu. Ancak mezuniyetinin ardından kariyerini kurumsal tarafta şekillendirmeyi tercih etti. Pazarlama alanında yüksek lisans yaptı ve yıllarca yapı sektörünün güçlü markalarında kurumsal iletişim ve pazarlama müdürlüğü görevlerinde bulundu. Bugün profesyonel kariyerini marka ve pazarlama odağında sürdürse de; Lidark’ın kuruluşundan itibaren, özellikle marka perspektifi, iletişim yaklaşımı ve müşteri beklentilerinin doğru okunması konusunda şirketin vizyonuna katkı sağlıyor.
Aslında Lidark’ın yaklaşımını farklılaştıran noktalardan biri de burada ortaya çıkıyor. Bir tarafta uzun yıllardır markalar için tasarım üreten bir tasarımcı, diğer tarafta yıllarca markaların içerisinde bu yatırımları yöneten ve tasarım hizmeti satın alan bir pazarlama profesyoneli var. Bu nedenle bir projeye yalnızca tasarımcı gözüyle değil, markanın beklentilerini de anlayarak bakıyoruz.
2023 yılında kızımız Lidya’nın doğumuyla birlikte, uzun zamandır hayalini kurduğumuz tasarım stüdyosu fikri bizim için daha somut bir hedefe dönüştü. Tasarım ve marka dünyasındaki deneyimlerimizi aynı çatı altında buluşturmak istedik. Böylece Lidark doğdu.
Lidark isminin de dikkat çekici bir hikâyesi var.
Evet. İsmin ilk bölümü kızımız Lidya’dan geliyor. O, işimizin en büyük ilham kaynağı oldu. Diğer kısmı ise İngilizce “Lead” ve “Arc (Architectural)” kelimelerinden ilham alıyor.
Lead, yön veren demek. Öncü olmayı temsil ediyor. Arc ise mimariyi… Bu nedenle Lidark ismi bizim tasarım anlayışımızı da özetliyor.
Yalnızca mekân tasarlamıyoruz. Markalara yön veren mimari deneyimler tasarlıyoruz. Bu bakış açısı sloganımıza da yansıyor: “Designing Spaces That Lead.”
Bugün birçok tasarım ofisi bulunuyor. Lidark’ı farklı kılan nedir?
Biz tasarımı yalnızca estetik bir konu olarak görmüyoruz. Bir fuar standı ya da showroom ilk bakışta etkileyici olabilir. Ancak gerçek başarı, o mekânın markaya ne kadar hizmet ettiğinde ortaya çıkar.
Yıllarca hem tasarım tarafında hem de marka tarafında çalışmış olmamız bize önemli bir avantaj sağlıyor. Bugün bir projeye başladığımızda yalnızca “Nasıl görünecek?” sorusunu sormuyoruz. Markanın pazarlama ekibi ne bekliyor? Satış ekibi fuarda nasıl çalışacak? Ürün nasıl sergilenecek? Ziyaretçi mekânın içinde nasıl hareket edecek? Bu yatırım markaya nasıl geri dönecek? Bu soruların tamamını tasarım sürecinin bir parçası olarak ele alıyoruz. Çünkü biz o masanın her iki tarafında da bulunduk.
Markanın neye ihtiyaç duyduğunu daha proje başlamadan öngörebiliyoruz. Hizmet verdiğimiz markalara uçtan uca bir deneyim sağlıyoruz. Hem teknik hem estetik hem de sorunsuz bir süreç vadediyoruz.

Yapı sektöründe uzun yıllardır çalışıyorsunuz. Bu deneyim tasarım sürecine nasıl yansıyor?
Yapı sektörü oldukça teknik bir alan. Özellikle pencere ve cephe sistemleri gibi ürünlerde tasarım yalnızca estetikten ibaret değildir. Ürünün doğru çalışması, doğru detayın oluşturulması, doğru profilin sergilenmesi, doğru malzemenin seçilmesi, üretilebilirlik, montaj kolaylığı, dayanıklılık... Bunların tamamı tasarımın ayrılmaz parçalarıdır.
Biz yıllardır bu sektörün içinde olduğumuz için tasarım kararlarımızı yalnızca görselliğe göre vermiyoruz. Teknik gereklilikleri ve üretim süreçlerini de tasarımın merkezine koyuyoruz. Bu da projelerimizin uygulanabilirliğini artırıyor.
Lidark hangi alanlarda hizmet veriyor?
Kendimizi yalnızca bir fuar standı tasarım ofisi olarak tanımlamıyoruz. Bugün müşterilerimize;
- Fuar standı tasarımı, üretimi, uygulanması;
- Showroom tasarımı, üretimi, uygulaması;
- Ofis ve deneyim alanları;
- Ürün tasarımı;
- Marka kimliği geliştirme;
- Kurumsal tasarım danışmanlığı;
- Üç boyutlu görselleştirme;
- Tasarım yönetimi alanlarında uçtan uca hizmet veriyoruz.
Amacımız markaların tüm fiziksel temas noktalarında aynı tasarım dilini oluşturabilmek.

Ürün tasarımı tarafında da çalışmalar yürütüyorsunuz. Bu süreci biraz anlatabilir misiniz?
Endüstri Ürünleri Tasarımı geçmişimiz sayesinde yalnızca mekân değil, ürün de tasarlıyoruz. Birçok firma için yeni ürün geliştirme süreçlerinde görev aldık. Bazen yeni bir ürün, bazen yeni bir teşhir sistemi, bazen de markaya özel bir sergileme çözümü... Ürünün tasarımı ile sergilendiği mekânın aynı dili konuşmasının markaya ciddi bir değer kattığına inanıyoruz.
Marka kimliği danışmanlığı da veriyorsunuz. Bunun tasarımla ilişkisini nasıl tanımlıyorsunuz?
Bir markanın kimliği yalnızca logosundan oluşmaz. Fuarda kullandığı renkler, malzemeler, aydınlatma dili, grafikler, mekân organizasyonu, ürün sunumu, hepsi markanın karakterini oluşturur. Biz projelerimizde mimarlık ile marka stratejisini birlikte ele alıyoruz. Çünkü güçlü markalar tutarlı deneyimler oluşturur.
Projelerinize başlarken ilk sorduğunuz soru nedir?
Hiçbir zaman ilk sorumuz metrekare olmuyor. İlk sorumuz şu: “Bu fuardan ayrılan insanlar markanız hakkında ne hissetsin?” Çünkü iyi tasarım yalnızca görülmez. Hatırlanır.
Lidark’ın gelecek vizyonu nedir?
Hedefimiz yalnızca Türkiye’de faaliyet gösteren bir tasarım ofisi olmak değil. Lidark’ı hem yurt içinde hem de yurt dışında faaliyet gösteren, uluslararası projeler üreten tam kapsamlı bir tasarım stüdyosu olarak konumlandırıyoruz. Bugün farklı ülkelerdeki fuarlar ve showroom projeleri üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Uzun vadede; tasarım diliyle tanınan, Avrupa’da referans gösterilen Türk tasarım ofislerinden biri olmayı hedefliyoruz.
Son olarak okuyucularımıza vermek istediğiniz mesaj nedir?
Bizim için iyi tasarım yalnızca güzel görünen bir mekân değildir. İyi tasarım;
- Markanın hedeflerini anlayan;
- Satışı destekleyen;
- Ziyaretçiyi içine çeken;
- Teknik olarak doğru çözülen;
- Yıllarca hatırlanan deneyimler üretmektir.
Lidark olarak her projeye aynı bakış açısıyla yaklaşıyoruz: “Markanızın hikâyesini, insanların unutamayacağı mekânlara dönüştürmek.”
Her yeni marka, bizim için anlatılmayı bekleyen yeni bir hikâyedir. Biz o hikâyeyi, markanın kimliğini yansıtan mekânlara dönüştürmek için çalışıyoruz. Yeni hikâyeler yazmak, yeni iş ortaklıkları kurmak ve birlikte değer üretmek için her zaman heyecan duyuyoruz.