“Katma Değeri Yüksek Yatırımların Önünün Açılması, Ülke Ekonomimizi Pozitif Yönde Etkileyecektir

(TALSAD) Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali KİBAR alüminyum sektörünün son genel durumu ve sergilediği ivme konusunda görüş bildiriminde bulanarak; “Son 10 yıl içinde alüminyum sektörü ortalama % 10 büyüme göstererek Türkiye’nin en hızlı gelişen sektörlerinden biri olmuştur” dedi.

 

talsad 2

TALSAD ve günümüz faaliyetlerine değinir misiniz?

1971 yılında kurulan TALSAD, kısa zamanda gelişerek alüminyum sanayi sektörünün de tek sözcüsü durumuna gelmiştir. Bugün TALSAD’ın çatısı altında 67 üyesi bulunmaktadır. Zaman zaman ülkemiz ekonomisinin geçirdiği sıkıntılara da bağlı olarak üye sayımızda küçük değişiklikler olmuşsa da TALSAD gücünden hiç bir şey kaybetmemiş, yurt içinde ve yurt dışında alüminyum sektörümüzün tek güçlü temsilcisi olarak faaliyetlerine devam etmiştir. Günümüzde üye firmalarımız büyüklükleriyle Türkiye alüminyum sektörü pazarının neredeyse % 80’ini temsil etmektedirler.

Ülkemizde alüminyum sektörünün son genel durumu ve sergilediği ivme konusunda neler söylemek istersiniz?

 Son 10 yıl içinde alüminyum sektörü ortalama % 10 büyüme göstererek Türkiye’nin en hızlı gelişen sektörlerinden biridir. Avrupa’da kişi başına tüketim 25-30 kg iken ülkemizde bu değerin 10-15 kg arasında olduğu düşünülürse ülkemizde bu sektörün büyüme potansiyelinin yüksek olduğu görülmektedir. Teknolojinin ve endüstrinin ilerlemesiyle birlikte alüminyumun gelişimi, kullanımı ve tercih edilebilirliği artmaktadır. Alüminyumun diğer metallere göre avantajlı olmasını sağlayan birçok özelliği mevcuttur.  Dayanıklı, kolay şekil verilebilen, hafif, elektrik ve ısı iletkenliği yüksek, oksijen bariyeri yüksek, yüzde yüz geri dönüştürülebilen ve çevreye duyarlı bir ürün olması sayesinde günlük hayatın birçok alanında karşımıza çıkan ve kullanılan bir üründür. Alüminyumun bu özellikleri, kullanım alanlarının genişlemesinde ve tüketiminin artmasında büyük önem taşımaktadır. İnşaattan otomotive, dayanıklı tüketimden gıda ambalajına, havacılık ve uzay sanayiine kadar birçok sektör çeşitli kullanım alanlarında kullanılmaktadır.

Havacılık, savunma ve denizcilik sanayi gibi stratejik ürün gruplarının yer aldığı sektörlerde yüksek miktarlarda ithalat yapılmaktadır. Katma değeri yüksek yatırımların önünün açılmasıyla ithal edilen ürünlerin bir kısmının ülkemizde üretilmesi mümkün olacak, bu da ülke ekonomimizi ve dış ticaret dengemizi pozitif yönde etkileyecektir.

Ülkemizi alüminyum sektöründe uluslararası bir marka konumuna getirmek için gerçekleştirilmesi gereken aksiyonlara değinir misiniz?

Türkiye alüminyum sektörünün bir marka haline gelmesi, global alüminyum pazarında daha da saygın bir yer edinebilmesi ve söz sahibi olabilmesi için önemlidir. Bu sayede Türkiye’nin alüminyum alanında doğu ile batının arasında stratejik bir bağlantı noktası haline gelebilmesi mümkün olacaktır. Bu doğrultuda yeni yatırımların destek görmesi ve teşvik edilmesi konusundaki girişimlerimiz devam etmektedir. Alüminyum geri dönüşüm faaliyetleri ülkemiz ekonomisinin ve global ekonomilerin sürdürülebilir kılınması için önem teşkil etmektedir. Alüminyum doğası gereği yüzde yüz geri dönüştürülebilir bir metal olması nedeniyle de, geri dönüşüm faaliyetlerinin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması da sektörün gelişiminde büyük önem teşkil eden unsurlardan biridir. TALSAD olarak alüminyum sanayisinin tüm alanlarında destekleyici ve geliştirici çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

talsad 2Alüminyum sektörümüzdeki ihracat potansiyeliyle ilgili bilgi verebilir misiniz? İhracat potansiyelimizin artmasını hangi önemli etkenlere bağlıyorsunuz?

Türkiye alüminyum üretimi ve ihracatının en güçlü olduğu yarı mamul üretim sektörleri olan ekstrüzyon, yassı ve döküm ürünleridir. Ekstrüzyon sektöründe dünya ticaretinin % 4’ünü gerçekleştiren Türkiye dünyada 7’nci sıradadır. 2015 yılında 154,693 ton ekstrüzyon ürünü, başta Almanya olmak üzere Irak, Türkmenistan gibi ülkelere ihraç edilmiştir. Yassı mamulde Türkiye dünya ticaretinin % 2,2’si ile dünyada 11’inci sırada, alüminyum folyo ihracatında da % 2,5 pay ile 7’nci sırada yer almaktadır.

Türkiye alüminyum sanayiinin dünyada söz sahibi ülkeler arasına girebilmesinin ve ihracat potansiyelinin artmasının yolu, katma değeri daha yüksek olan ürünlere odaklanılmasından, kapasite kullanımlarının yükselmesinden  ve alüminyum geri dönüşümünün ön plana çıkarılmasından geçmektedir.

Sektörümüzün ve ülkemizin global pazardaki konumunu değerlendirerek, 2023 hedefleri doğrultusunda hangi adımların atılması tavsiye edilir?

Üretim teknolojilerine ve Ar-Ge yatırımlarına verdiğiniz öneme değinir misiniz? Alüminyum sektörü ülkemizde diğer sektörlerle karşılaştırıldığında her ne kadar da en hızlı büyüyen sektörler arasında olmasına rağmen 2023 hedefinde üzerine düşen görevi yapabilmesi için ihracatta miktarsal artışın yanı sıra katma değeri daha yüksek ürünlerin ihracatını gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Bu nedenle sektörde Ar-Ge faaliyetlerinin  artırılmasının, teknoloji geliştirmenin ve markalaşmanın  önemli olduğunu her platformda farkındalık yaratma adına duyurma çabasındayız. Alüminyum sektörü ara mamul ihracatında oldukça iyi bir sıralamada olmasına rağmen 2023 hedeflerine ulaşma adına alüminyumdan imal edilmiş son mamullerin ihracatına ağırlık verilmelidir.

İş dünyasına, sektör temsilcilerine ülkemizin siyasal ve sektörel mevcut durumu, sorunları ve çözüm önerileri hakkında neler söylemek istersiniz?

Alüminyum sektörümüzü olumsuz yönde etkileyen faktörler mevcuttur. Bunların başında hammaddede yurt dışına bağımlılık  gelmektedir. Hammadde üretim miktarlarının  ülkemizde sınırlı olması, üretim tesislerinin yeterli seviyede ve kapasitede yapılanmamış olması sebebiyle yüksek miktarlarda ithalat yapılmaktadır. Bu nedenle ülkemizdeki birincil alüminyum üretiminin artırılması ve Türkiye pazarına sunulması gerekmektedir. Yine bu konuyla bağlantılı olarak 2015 yılından itibaren alaşımsız hammaddeye % 3, alaşımlı hammaddeye % 6’lık bir gümrük vergisi yükü getirilmiştir. Bu vergilendirme tüm gümrük birliği ülkelerinde bulunuyor olmasına rağmen, Avrupa Birliği ülkelerine nazaran Türkiye’de birincil alüminyum üretimi çok az miktarda olduğu için, ülkemizin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflatan bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Yerli üreticilerimizi dezavantajlı konuma getiren bu durum sektörümüzün büyümesine ve gelişimine önemli bir engel teşkil etmektedir.

Türkiye alüminyum sektörünü olumsuz yönde etkileyen bir diğer konu ise, ülkemizdeki yüksek enerji maliyetleridir. Gelişmiş batı ülkelerine göre sahip olduğumuz işgücü maliyeti avantajımız, yüksek enerji maliyetleri sebebiyle rekabetçi güce çevrilememekte, sektörümüzün güçlenmesine ve uzun vadeli ekonomik hedeflerimize ulaşmamıza engel teşkil etmektedir.

Son olarak devlet tarafından sağlanan sübvansiyonlar sayesinde Çinli üreticilerin çok düşük fiyatlarla ihracat yapması da haksız rekabet koşulları oluşturmaktadır. Bu haksız rekabet için antidamping önlemleri alınmaya başlanmıştır. Buna benzer önlemlerin daha da artırılması sektörümüzün gelişimi için fayda sağlayacaktır.

Ülkemizdeki güncel olaylar ve gelecek dönemle ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Ülkemize, cumhuriyetimize ve demokrasiye yürekten bağlılığımızı 15 Temmuz günü yaşanan darbe girişimi sonrasında millet olarak milli irademizi ortaya koyarak gösterdik. Güvenlik güçlerimiz, siyasi partilerimiz, her kesimden sivil toplum kuruluşlarımız, medyamız  ve hükümetimiz bu saldırıya karşı tek vücut olmuş ve kötü emelleri uğruna ülkemizi karanlıklara sürüklemeye çalışanlara izin vermeyeceklerini net bir dille belirtmişlerdir.

Bundan sonraki süreçte birliğimizden ve beraberliğimizden daha da fazla güç alarak demokrasimize her zamankinden daha çok sahip çıkacağımızdan hiçbir kuşkum bulunmuyor. Biz de TALSAD üyelerimiz ile birlikte, demokrasiye olan güçlü bağlılığımızı bir kez daha vurgulamak isteriz. Bundan sonra ülkemizin ve ekonomimizin daha da güçlenmesi, istihdamın artması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu sayede bu zor zamanları Türkiye’mizin güçlenerek atlatacağından şüphemiz bulunmuyor.

Son olarak eklemek istediğiniz farklı bir detay söz konusu mu?

Çok uzun yıllardır sektörün nabzını tutarak, okunurluğunu yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da devam ettiren dergileriniz ALU&Art ve Win&ART Projeyi tebrik eder, şahsınıza ve ekibinize yakın ilgileriniz sebebiyle teşekkür ederiz.

 

“Opening The Way For Investments That Have High Value Addition, Will Have a Positive Impact on Our Country’s Economy”

Ali KİBAR, who  is the  Board Chairman  of  (TALSAD) Turkish Aluminium Industrialists Association, has expressed his ideas about the latest status of aluminium sector and about its momentum and he added: “Aluminium sector, with its growth rate of %10 within the last 10 years, has become one of the fastest growing sectors in Turkey”.

Instagram
Powered by OrdaSoft!